Blog nedir? . . . Kendine blog oluştur ;)
2 "gümüşhane" etiketi kullanan gönderi "gümüşhane" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Karadeniz,petrol için parsellendi

Tarih 06 Ağustos 2008, 12:15. 0 fav. Yazan mkaycicek.  
Etiket: bayburt, deniz, giresun, gümüşhane, karadeniz, kimya, makale, ordu, petrokimya, petrol, rezerv, rize, saha, samsun, sinop, trabzon, turkey, türkiye, yazı

14 ayrı parsel sahasından yedisini tek başına, diğer yedi sahada da yabancı ortaklı şirketlerle yaptığı sismik çalışmaları tamamladıktan sonra sondajlara iki yıl sonra başlamış olacak.

Karadeniz’de petrol aramalarına açık 14 ayrı alan parsellendi. 7 sahada tek başına ruhsat sahibi olan TPAO, yedi sahada da BR JV, AR/TPO ortaklığı ile petrol ve alanında hidrokarbon potansiyelini ortaya çıkarmak amacıyla iki ve üç boyutlu sismik program gerçekleştiriyor.

M. Kemal AYÇİÇEK

 

Karadenizolay(özel)- Günümüzde varil fiyatı her gün yükselen Petrol için adeta seferber olan TPAO, Karadeniz’de 14 ayrı parsel sahasından yedisini tek başına, diğer yedi sahada da yabancı ortaklı şirketlerle yaptığı sismik çalışmaları tamamladıktan sonra sondajlara iki yıl sonra başlamış olacak.

İstanbul’da gerçekleştirilen 3. Türk-Arap Ekonomi Fuarı’nda yaptığı açıklamalarla önemli bilgiler veren TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, umut verdi.

Karadeniz’de sondajlara 2010 yılın da başlanacağını belirten TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, buradan 10 milyar varillik petrol rezervi beklediklerini söyledi. Eğer sondaj çalışmaları başarılı olursa Türkiye’nin tüm petrol ihtiyacını Karadeniz’den karşılamak mümkün hale gelecek. Halen ham petrolün varil fiyatı 135 doların üzerinde. 10 milyar varil rezerv bugünkü fiyatla yaklaşık 1 trilyon 350 milyar dolarlık değere karşılık geliyor.

TPAO, Karadeniz’deki çalışmalarını açık denizlerdeki petrol arama faaliyetlerindeki başarıyla adından söz ettiren Brezilya’nın milli petrol şirketi Petrobras’la birlikte yürütüyor. Petrobras, Sinop açıklarında süren çalışmalarda sadece bu bölgeden 5 milyar varillik rezerv bekliyor. Şimdiye kadar çalışmalar için yaklaşık 500 milyon dolardan fazla yatırım yapıldı. 3. Türk-Arap Ekonomi Fuarı’nda konuşan Mehmet Uysal, “Eğer çalışmalar sonucunda Karadeniz’de tahmin edildiği kadar rezerv varsa 2015′te Türkiye’nin ihtiyacını yarıya indirir, Cumhuriyet’in 100. kuruluş yıldönümünde ise ihtiyacın tamamını karşılar.”diyor.

Suriye ile ortak petrol aranacak

Panel sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, Suriye’nin ulusal petrol şirketi ile ortaklık kurma kararı aldıklarını açıkladı. Anlaşma kapsamında Suriye topraklarında ve Akdeniz’de ortak petrol arama çalışmaları yapılacağını kaydetti. Suriye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sufian Alaw ise Türkiye ile Suriye arasında birkaç gün sonra ortak bir şirketin oluşturulmasını ilan edeceklerini bildirdi. Alaw, Suriye’de petrol rafinerileri yapılması ve kurulmasına ilişkin planları da bulunduğunu ifade ederek, Türkiye ile bu alanda da işbirliği yapabileceklerini aktardı. Alaw ayrıca, “Nükleer enerji alanında da Türkiye ile işbirliğine gidebiliriz.” diye konuştu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler de Irak’ın Akkas bölgesindeki doğalgazın çıkarılması ve kullanılması noktasında Suriye, Irak, Türkiye olarak 3′lü görüşmelerin sürdüğünü söyledi.

TPAO (Türkiye Petrolleri Anonim şirketi)’nin Yurtiçi aramalara yönelik açıklamaı şöyle;

“Ülkemizin, her geçen gün daha büyük ölçüde ihtiyaç duyduğu en önemli enerji kaynaklarından birisi olan petrol ve doğal gazın, öncelikle öz kaynaklarımızdan olmak üzere yurtiçi ve yurtdışı kaynaklardan sağlanması amacıyla kara alanlarının yanı sıra özellikle son yıllarda denizlerimizde yoğun arama ve sondaj faaliyetlerinde bulunmak, Bu arama faaliyetleri sonucunda gerçekleştirilmesi muhtemel keşiflerin bir an önce üretime alınması ve ekonomiye kazandırılabilmesi için gerekli her türlü hazırlığı ve doğru planlamayı yapmak, Ortaklığımızın sahip olduğu mevcut ham petrol ve doğal gaz rezervuarlarının yaşlanması nedeniyle gözlenen üretim azalmasını, yeni teknolojilerden yararlanmak suretiyle en aza indirmek ve sahalarımızdaki hidrokarbonu en verimli şekilde üretip, en ekonomik şekilde işletmek, Hidrokarbon bulundurması muhtemel yurtiçi ve yurtdışı basenlerde arama faaliyet alanlarını genişletmek ve önünü açmak, arama ve üretim stratejilerimizin öncelikli amaç ve hedeflerini oluşturmaktadır.

Ortaklığımızca geliştirilen arama stratejileri doğrultusunda başta Trakya ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki kara alanlarımız olmak üzere, denizlerimizde de yoğun bir arama programı uygulanmaktadır.

Özellikle Karadeniz’de, 2004 yılı içerisinde Ayazlı-1 kuyusundaki gaz keşfini takiben Akçakoca açıklarında yeni arama, tespit ve üretim kuyularının açılmasına ilişkin programlar yapılmış ve ilave kuyular açılmıştır. Ayrıca, Doğu Karadeniz’de bp ile ortak yürütülen arama çalışmaları sonucunda, ülkemiz denizlerinde ilk derin deniz arama sondajı yapılmıştır. Bunun yanı sıra Karadeniz’in münhasır ekonomik sınırı içerisinde kalan alanında hidrokarbon potansiyelini ortaya çıkarmak amacıyla iki ve üç boyutlu sismik program gerçekleştirilmiştir.

Ayrıca, TPAO ile Petrobras arasında, 2005 yılında başlayan farm-out süreci kapsamında, Petrobras firması ile Ortak İşletme Anlaşmasına ilşkin çalışmalar tamamlanarak 17 Ağustos 2006 tarihinde anlaşma imzalanmıştır.

Bu çalışmalarla umut verici yeni yapıların belirlenmiş olması, geleceğe yönelik arama hedeflerimiz açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bölgedeki hidrokarbon potansiyelinin ortaya çıkarılması, yatırım riski paylaşımı ve en yüksek arama teknolojisinin kullanımının sağlanabilmesi amacıyla hızlandırılan yabancı petrol şirketleri ile ortaklık çalışmalarımız devam etmektedir.

Ayrıca Ortaklığımız, bilinen bölgelerin dışında; Pervari (Siirt), Silopi, Erzurum, Bafra, Ayvalık ve Yuvaköy (Burdur-Isparta) vb. alanlarda yapılan arama ve sondaj çalışmaları ile yeni arama sahalarının hidrokarbon potansiyelinin araştırılmasına ilişkin önemli çalışmaları başlatmıştır.

Denizlerimizde son iki yılda gerçekleştirilen sismik program miktarı, TPAO’nun 52 yıllık tarihinde denizlerde yaptığı sismik programların toplamından daha fazladır. Bu durum, son yıllarda denizlerimizdeki hidrokarbon aramacılığına verilen önemin bir göstergesidir.

Ülkemiz kara alanlarında da benzer gayret, heyecan ve beklentilerle Silopi, Pervari, Karadeniz kara alanları ve Suriye sınırı civarı vb. alanlarda arama, sondaj ve üretim programlarının gerçekleştirilmesi için gerekli yatırımlara öncelik verilmiştir.”

TPAO Tarihçesi; “TPAO, 1954 yılında, 6327 sayılı kanunla, milli petrol şirketi olarak Türkiye’de kamu adına hidrokarbon arama, sondaj, üretim, rafineri ve pazarlama faaliyetlerini yürütmek amacıyla kurulmuştur. TPAO, kuruluşundan bu yana, sektörün tüm kollarında özverili çalışmalarda bulunmuş ve ilgili kanunda kendisine tanınan yasal hakları çerçevesinde pek çok önemli ve stratejik yatırımı başarıyla gerçekleştirmiştir. 1983 yılına kadar entegre bir petrol şirketi olarak aramadan üretime, rafinaja, pazarlama ve taşımacılığa kadar pek çok alanda faaliyetlerde bulunan TPAO, bugün ise sektörün sadece upstream alanında (arama, sondaj ve üretim) faaliyet gösteren milli bir petrol şirketidir.

Günümüzde, TPAO, ülkemizin sürekli artan ham petrol ihtiyacının öncelikle kendi öz kaynaklarımızdan karşılama hedefinin yanı sıra, uluslararası petrol şirketlerinde gözlenen entegrasyonun gereklerini de yerine getirerek rekabetçi bir ortam içinde güvenli, şeffaf ve eşitlikçi bir piyasanın oluşturulmasına yönelik çalışmalarına devam etmektedir.

Ülkemizin sürekli artan petrol ve doğal gaz ihtiyacının, yurtiçi ve yutdışı kaynaklardan arama, keşif ve üretim yoluyla temini doğrultusunda, 2004 yılında yeni vizyonunu ve misyonunu belirleyen TPAO, son yıllarda arama stratejisinde değişiklik yaparak, ülkemizin aranmamış basenleri ve özellikle denizlerimize yönelerek, gerçekleştirmekte olduğu yoğun arama yatırım faaliyetleriyle yurtiçinde ve dışında büyük bir sıçrama yapmıştır.

2004 yılında Batı Karadeniz’de gerçekleştirilen doğal gaz keşfi, 2004-2006 yıllarında Karadeniz’de yapılan yoğun sismik program, bu bölgeyi petrol şirketlerinin ilgi odağı haline getirmiştir. Batı Karadeniz’de (Akçakoca), rezerv geliştirmek için yoğun arama yatırımlarına devam edilmekte olup, doğal gaz üretimine 2007 yılı ilk çeyreğinde geçilmesi planlanmaktadır. TPAO’nun Akçakoca’da ürettiği doğal gazın Trakya sahalarından gerçekleştirdiği toplam doğal gaz üretiminden daha fazla (1,5-2 milyon m3) olacağı öngörülmektedir.

Diğer taraftan, bu bölgedeki hidrokarbon potansiyelinin ortaya çıkartılması, yatırım riski paylaşımı ve en yüksek arama teknolojisinin kullanımın sağlanabilmesi amacıyla 2005 yılında başlatılan farm-out çalışmaları kapsamında, PetroBras şirketi ile TPAO arasında Ortak İşletme Anlaşması 17 Ağustos 2006 tarihinde imzalanmıştır. Bu anlaşma ile Karadeniz’de yaklaşık 350 milyon $’lık büyük bir yatırım planı öngörülmektedir.

TPAO, ülkemizin enerji arz güvenliğini temin amacıyla yatırımlarına hız kazandırmış ve son yıllarda arama ve üretim yatırımlarında 6 yılda 9 kat artış ile büyük bir yatırım hamlesi gerçekleştirmiştir. Bu yatırım hamleleri sonucunda yurtiçi ve yurtdışı günlük petrol üretimi 70.000 varil petrol eşdeğerine ulaşan TPAO tarihi rekorunu yakalamıştır. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru hattının devreye girmesiyle beraber TPAO’nun yurtdışı üretimi hızla artış kaydetmiş ve 2008 yılında toplam hidrokarbon üretiminin 101 bin varil/gün seviyesine ulaşması beklenmektedir.

Bu çalışma ve gelişmelerin yanısıra Ortaklığımız, ülkemizin toplam 1,6 milyar m3 kapasiteli ilk yer altı doğal gaz depolama projesi olan Silivri Doğal Gaz Depolama Tesislerini devreye almayı ve depolama kapasitesini 3 milyar m3′e artırmayı planlamaktadır.

Diğer taraftan, TPAO’nun yurtdışı faaliyetleri kapsamında, zengin hidrokarbon rezervleri ve yatırım fırsatlarıyla büyük ilgi toplayan Hazar Bölgesi’nde uluslararası büyük petrol şirketleri ile konsorsiyumlara katılarak, Azerbaycan’da Azeri-Çıralı-Güneşli, Şah Deniz ve Alov Projeleri olmak üzere 3 büyük projede arama ve üretim faaliyetlerinde, Kazakistan sahalarında ise üretim vb. faaliyetlerde bulunmaktadır. Ayrıca, TPAO, Libya’daki arama faaliyetlerine yeni bir bloğun ilavesiyle yeni bir boyut kazandırmış olup, Türkmenistan, Suriye, Irak, Mısır, Rusya, Gürcistan ve Brezilya’ya yönelik yoğun iş geliştirme faaliyetlerini sürdürmektedir.

Türkiye, stratejik ve coğrafi konumu itibariyle, Balkanlar, Orta Doğu ve Kafkasya gibi son derece önemli üç bölgenin kavşak noktasında bulunmasının yanı sıra, Hazar Bölgesi petrollerinin dünya pazarlarına taşınmasında bir enerji terminali ve köprüsü olma özelliğine sahiptir. Bu bağlamda, Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı ve Güney Kafkasya Doğal Gaz Boru Hattı Projeleri’nde TPAO, hissesine sahip bulunduğu BTC projesinde, Ceyhan’dan, ilk tanker yüklemesi Haziran 2006 tarihinde gerçekleştirilmiştir. 2007 yılında Türkiye’ye ve buradan da Avrupa’ya ulaşacak olan Azerbaycan şahdeniz doğal gazının rezerv ve üretimine ayrıca, Güney Kafkasya Doğal Gaz Boru Hattına yatırımcı olarak ortak olan TPAO, ülkemizin ‘Enerji koridoru’ rolüne büyük katkı sağlamıştır. Aynı zamanda boğazlarımızdaki tanker trafiğinin rahatlamasında, bu stratejik projenin katkısı inkar edilemez.

Kuruluşundan bu yana yurtiçi ve yurtdışında petrol ve doğal gaz arama, sondaj ve üretim faaliyetlerini, özveri, cesaret, kararlılık, azimli çalışma prensibi, takım ruhu anlayışı ve başarı ile gerçekleştiren, yetişmiş insan gücü ve güçlü organizasyon yapısı yanında gelişmiş teknolojisi ile de dünyadaki büyük petrol şirketleriyle yarışan TPAO, bu başarılarını sahip olduğu vizyonu ve misyonu doğrultusunda, önümüzdeki yıllarda da sürdürecektir”

Kaynak: TPAO web sitesi http://www.tpao.gov.tr den yararlanılmıştır.

Karadeniz'den Dünya'ya Farklı Bir Bakış!

0 yorum.

Yayla yolları

Tarih 30 Temmuz 2008, 07:29. 0 fav. Yazan mkaycicek.  
Etiket: ankara, artvin, bayburt, bayır, dağ, deniz, doğa, fotoğraf, gezi, giresun, gümüşhane, istanbul, izmir, karadeniz, makale, ordu, photo, rize, samsun, seyahat, sinop, sosyal etkinlikler, tarih, toprak, trabzon, yayla, yaylacı, yaylalar, yazar, yol, şair, şiir

Yayla yolları

Kimi küresel ısınmaya verse de Karadeniz Bölgesi’nde var olan aşırı nem yüzünden zaten insan çalışmadan da terler. Denize girseniz de faydası olmaz, denizden çıktığınız anda giysileriniz

Yayla yollarıM. Kemal AYÇİÇEK – 28 Temmuz 2008

Kimi küresel ısınmaya verse de Karadeniz Bölgesi’nde var olan aşırı nem yüzünden zaten insan çalışmadan da terler. Denize girseniz de faydası olmaz, denizden çıktığınız anda giysileriniz yapış yapış olur ve bunalırsınız.Nefes almakta zorlanırsınız yaz mevsiminde. Bunun için bir çok kemençe türküsünde “benim ilacım yayla” diye feveranlar bile vardır. Hal böyle olunca da hafta sonu gelince aracına binen tutar yayla yolunu. Ama bu sadece gezmeyi bilenler için böyledir. Kimileri de hava ne kadar rutubetli olursa olsun, yaylalara gitmeyi ya akıl edemez veya buna fırsatı olmaz veya imkanı da denebilir.

Normalde araçların olmadığı dönemlerde 2 veya 3 gün yürüyüşle gidilebilen yollar, şimdiler de hem yolların bakım ve onarımının daha sık yapılıyor olması, son model araçlarla bile yaylalara günübirlik çıkıp inme fırsatını veriyor. Bu nedenle olacak sadece yaylalarda kalanların değil sahillerden de yayla şenliklerine akın ediliyor.Araklı’da Balahor yaylası şenliğini Araklılı “çebiler şenliği”ne dönüştürseler de aracını alan çıkmış bu şenliklere. Araklı ile Balahor yaylası arasındaki zaman zaman çiselerle ıslanmış yolda, kimi zaman da toz bulutları oluşturarak hınca hınç dolmuş araçlarla Karadeniz insanı yayla şenliklerine taşınıyor.

 

Kimilerine göre kamyonların üzerinde veya kamyonetlerin üzerinde seyahat edilmesi sakıncalı ve tehlikeli bulunsa da bu görüntüler yayla yollarında pek de yadırganmaz. Çünkü, geçmişte de zaten bu kültür, araçların yeni yeni yollara girdiği dönemlerde de kamyonlar köç taşırken aynen bugünkü gibi her yanından salkım saçak insanlar sarkarak yaylalara ulaşım sağlardı. Hem günümüz de yaylalara öylesine talep oluyor ki, insanlar binecek araç sıkıntısı bile yaşayabiliyor. Bu nedenle de kamyon kasalarından sarkan insanlar, genellikle kendine son derece güvenen gençlerden oluşuyor.Araçların içinde olanlar belki şarkı veya türküyü sadece otolardaki cihazlardan dinleyerek yolculuklarının tadını çıkarırken araçların üzerindekiler, şarkı veya türküleri kendileri çağırır üstelik çevrenin rahatsızlığı gibi bir tepkiyle de karşılaşmadan belki sevdalarını dillendirir, coşkularını dağlarda yaşar, bundan mutluluk elde ederler. Belki de bir sevdiği var ve sevdiğine olan aşkını bu yayla yolarlında ilk kez dünyaya haykırır gençler. “yayla yolları taşli , geliyor güzel başli, ne oldi sana yavrim, dayman gözlerun yaşlı” vs. gibi.Düşünsenize kentlerde yaşayan ama içinden geldiği gibi bağırıp yüksek sesle şarkı söylemek isteyen insanların böyle bir özgürlüğü var mı? Bunu yaparsanız çevre tepkisi anında sizi bastırır, içinize ittirir ve de susarsınız. Deşarj olmak isteseniz de buna imkan bulamazsınız ama ya yayla yolları.. İşte yayla yolları tamda bu boşalımın veya ses tellerini açmanın veya belki horonlara yolda hazırlığın bir ön antremanı sayılır.

 

Yayla yolları bu anlamda özgürce sizi kucaklar ve sesinizin güzelliğine bakılmaksızın da söylediğiniz şarkı da türkü de yollar boyunca yerini bulur. Yanınızda varsa birileri, zaten sizinle ya birlikte şarkıya eşlik eder veya siz bitirince o başlar söyleme, bu bir ahenk içinde yolculuğunuzun sonuna varıncaya kadar sürer tabi sesiniz kısılmazsa.

 

Aracı kulanan her kim olursa olsun zaten yayla yollarında yavaşca yol alır ve üzerinde taşıdığı insanların sorumluluğunun bilincindedir. Ama tüm bunlara rağmez zaman zaman olumsuzluklar olmaz değil elbette kazalar olabilir ve bunlarda da aracın üzerinde ya da içinde olunmasının tehlike boyutu olarak birbirinden pek farkı olmaz hatta böyle yollarda araçlar zaten ağır seyrettiği için aracın üzerinde bulunanlar her hangi bir tehlike anında da kendilerini rahatlıkla kurtarabilirler. Bunları yazarken bir özendirme değil ama bu tarz görüntüleri yadırgayanların olaya farklı şekilde bakabilmesini sağlamak için anlatıyorum. Bunları biz yaşadık, yaşıyoruz. Ama bu tarz yolculuklar, aşırı süratlerin yapıldığı devlet karayollarında elbette mazur görülemez. Ama Yayla yollarımız bu tarz seyahatlere yer yer izin verir.Fotoğrafları, yapım çalışmaları yıllardır devam eden ve ne hikmetse bir türlü de bitirilemeyen Araklı-Bayburt yolunda salmankas dağının iniş ve çıkışında, Hacıveli ve Balahor yaylası ve Esertaş’ta çektim. Yayla yollarının nasıl şenlendiğini sanırım fotoğraflar zaten anlatıyor onun için de bir şeyler söylemeye gerek kalmıyor. İsterseniz siz de bu insanlar gibi yayla yollarında toz bulutları arasında yolculuk yapabilir ve yaşadığınızın farkına varabilirsiniz..

Karadeniz'den Dünya'ya Farklı Bir Bakış!

0 yorum.